ozi's profileozi2gozi altustanbulPhotosBlogListsMore ![]() | Help |
|
January 22 anne sevgisi...herkes annesini sever. Anne sevilir cunku. İcten gelen biseydir bu. Annemi cok seviyorum. Annemin bir anneden cok arkadasim kadar yakin olusunu, teknolojiye benden daha hakim olusunu, resime, muzige yada aslina bakarsan butun sanat dallarina bu kadar yatkin ve yetenekli olusunu seviyorum. Böyle ona sarilip kucak kucak yapmayi seviyorum. Onu kizdirmaya bayiliyorum mesela, inatlasmayi, ingiliz aksaniyla dalga gecmeyi, benimle alisverise ciktiginda onu gaza getirmeyi hic birseye degismem. Benim annecim benim kadar sansli olamamis, kendi evinde, huzurlu mis ev ortaminda buyuyememis ama bunu bize saglamak icin elinden geleni yapti. Hatta eminim cogu insanin yasadigi bir cocukluktan cok daha ustununu yasatti bize. Annem dayicimla da ayri buyumus mesela. O kadar farklilar ki aslinda ama biraraya geldiklerinde tam bir abi kardes durumu var. Birbirlerine nazlanmalar falan. Onlar belki farketmiyorlar ama bizim gozumuzle bakinca hersey apacik ortada. Yitirilmis zamani topraliyorlar. Ama bir anneyi hayatta en uzebilecek olaylardan birini yasadik biz. Canim annemin biricik annesini kaybettik. Mavişim artik bizimle degil. Ama eminim oldugu yerden bizi izliyor koca mavis gozleriyle. Biliyorum icimizdeki keskeler hic bitmiyecek bu konuda ama eminim ki annanecim bizimle mutlu oldu. Bir cok seyine kizdik, belki laf ettik ama o öyle biriydi. O da bize ayni seyi yapardi. O farkliydi. Annecimin bizden farkli oldugu gibi belki ama iste annanem annemin annesiydi ve artik yoktu. Annanemi cok severdim. Opmeden önce dudaklarini yalayip yapisirdi yanaklarimiza, kendine has annane kokusu vardi. Cok guclu gorunur ama bir anda yumusayiverirdi. Zor günlerimde bana hep destek oldu, örnek oldu. Annanemi kaybettigime cok uzgunum ama beni daha cok üzen sey annecigimin annesini kaybetmis olmasi. Üzülme annecim anneni kaybetmis olsan da biz variz yaninda, dayim var. Dayicim, sen de yalniz degilsin. Annem var biz variz. Ikinizi de herseyden cok seviyoruz. Hepimiz bu durumu atlaticaz. Önemli olan cok agrili atlatmayip hayatin akisina birakabilmemiz kendimizi. Bunu okuyan herkes annesini ne kadar sevdigini bir kez daha dusunsun ve onu daha iyi anlamaya, daha cok öpmeye ve sarilmaya baslasin... Giden geri gelmiyor, pismanliklar uzak olsun... August 31 terzi ve sökük durumu...Ajans'in en..ler anketinde 1. oldugum konulari bir gözden gecirelim.. en sevimli, en insansever, en çocuk, en alingan (bunu 1 oyla kaybetmis olabilirim..alınsam mi ki?) veeeeeee EN KÖTÜ GIYINEN... Tamam insanlarin coguna gore farkli bir tarzim var ama bunu hicbir zaman en kötü olarak görmedim.. Kimse de simdiye kadar bana kötü giyiniyorsun dememişti. (Buradaki patronum hariç). Insanlar bunun benim için nasıl bir hayal kırıkliği oldugunu anlayamiyorlar, anlayamazlar. Şimdiye kadar nereye gitsem, nerede calissam etsem hep en güzel giyinen, en tarz sahibi insan olarak görülürken birden en kötü giyinen secilmek. attan inip essege binmek. hayır o kadar kötü bir zevkim varsa... Neden kendi kiyafetlerinizi bana sectirdiniz o kadar zaman? Neden dergiler o kadar para verip styling yaptirdilar? Neden kanallar dizilerinde kostüm şefi olmama izin verdi? Neden bütün arkadaslarim kiyafetlerini bana sectirtiyo? Benimle alisverise gidiyor? Yok ben hakikaten anlamadim. Ulan ajansta sari eskimis t-shirt altina siyah kot etek, altina kahverengi ayakkabiyla kirmizi canta takan var ya. Nooluyo ya? Eh siz beni en kötü giyinen seçin, sonra sevimli diyin olsun..Hadi bakalım...En azindan içim güzelmiş...peki madem sustum ben. August 26 HAFTASONU KEYFISIoh be! Sanirim sonunda biraz dinlendigimi hissettim. Nasil bir keyif yaptik nasil bir miskinlik soz konusu anlatamam. Evimiz de temiz. Bi ara sular gitti, dün gece de elektrikler kesildi falan ama keyfimizi hicbir sey bozamadi. tüm gün yayildik biz... Evden cikmadik resmen. Bugün de bankamatige gitme bahanesiyle yuruyuse ciktik nisantasi'na, birer de mado'da dondurma. Sonra tekrar ev. Bütün dizileri izledik bu haftasonu. house, grey's anatomy, 2 guys & a girl, friends, fraiser, csi serileri ve daha niceleri. Bu hafta yine bir yogun calisma temposu bekliyor ama sanirim bu yogun tempoya hazirim. Ay bi de demin gördüm biri bizi gözetliyor yine basliyomus show tv'de. Çok ihtiyacimiz vardi yaniii...Allam allam yeni dallama ünlülerimiz olucak. Şu lost bi baslasa da kavussak bari. Neyseki dizimax'im var, comedymax'im var. Ay bi de baslamisken dogum gunumde yazamamistim simdi anlatiyim neler yaptik neler ettik diye. Bir gün öncesinden basliyimmm... Hayat ve yeşimcan'la ortaköy'e indik. hayat hnm bana barbie pembesi bir zippo almiş nasil seker gibi bisi anlatamam... Neyse biz böyle oturduk muhabbetti yemekti derkeeeen birden masaya super bir pasta geldi... Yeşimcanim ballicanim neler neler ayarlamis da pastalar getirtmis etmis. Gerci kendisinin limon bulunmayan restorana manavdan limon almisligi da var ama o ayri bir konu. boyle senlikli basladik yani kutlamalara... ertesi gün de sevgican arkadaslarim bana hic caktirmadan en cok istedigim tefal herbisi yapan tost makinesi almislarrr... uzay tostu var, grilli var ustune ustluk waffle bile yapabiliyorsun..ay muthis bisiii... burdan da tesekkur edeilm o zaman muhterem arkadaslarim yesim, volkan, efe, sinan ve tahire :) tenk yuu... Sonra ajansta da pastalar kesildi edildi ve sevdicegim dogum günüm icin adapazari'ndan istanbul'a döndü. `gecen seneki dogum gunum aklima geldi. o zaman da 360'a gitmistik romantik yemek yemistik. Bu dogum günümde de hakan'im mikla'da yer ayirtmisti. Muhtesem manzara esliginde super romantik yemegimiz ve ardindan cikolata fondue yedikten sonra külkedisi misali evimize döndük ve ben çalışmaya devam ettim. Yani eve dönmek külkedisi tarafi degil iş yapmak zorunda kalmam külkedisi tarafi. yanlis anlasilmasin. Evimiz gayet muhtesem...ehehe...Ay neyse hadi artik uyku vaktim geldi..yeterince geyik yaptim. Ben biraz daha dinleneyim bari eheh... c u... August 12 İMDAAATTbugun pazar...dun de cumartesiydi ama tüm hafta yorgunlugunun üstüne hala ajanstayim..neyseki yaptigimiz işler çok güzel oluyor da onunla mutlu oluyoruz. Kocamı özlüyorum ben... Eve gidince bayilip kalmaktan nefret ediyorum ki onu bile yapamiyorum çünkü eve gidince de freelancelere devam ediyorum...Yüzdüm yüzdüm kuyruguna geldim neyseki ama işte çok ama çök yorgunum... Ayakta duramıyorum... Algılarım kapandı hiçbişey anlamıyorum... çok fenayım çok. Hemen bitse de gitseeek... Kocişimle keyif yapsak, sonra ben yine freelancelere dönsem, onlar bitince uyusam..Uyansam yine ajansa gelsem..Bu böyle sürüp gitse ve sonra doğum günüm gelse... O gün de çalıştığım için kutlayamadığımız kocişimin doğum günüyle benimkini başbaşa romantik bir yerde kutlasak... Keyif yapsak... Sonra tatil yapabilsek, deniz kenarında güneşlensek, ayaklarımız kumda, e limizde biralar avare olsak, düşünmesek, eğlensek, plansız programsız sadece keyif yapsak... Az kaldı mı ki? Bilmem ki? Uykusuzluk ve yorgunluk başıma vurdu sussam mı ki? August 09 mutlu dogum ayımız12 ay içinde en sevdigim aydayiz... artık ayın 10'u oldu.... mutlu yıllar kocacımmm... Nice mutlu yillarimiza... Ne güzel bisey ayni ayda dogmak sevdiginle, ayni burcu paylasmak :) bizim mutlu ayimiz agustos olsa da her ay bizim ayimiz, her gün özel günümüz. Biz birbirimizi bulmus, mutlu yuvamizi kurmusuz, darisi herkesin basina diyorum. heppi börtdey kocacim la la lalala .... en güzel 2liyi de foto olarak ekliyorum...sanirim çektigim en güzel foto bu :)) November 08 ozi's dreamlandşööle hayallere daldım birden. Dedim ki... En çok ne yapmak isterdim... Aklıma Hakan'ımla şööyle upuzun ir yurtdışı tatili geldi...Ama karar veremedim... ROmantik venedik, roma, paris, prag falan mı? Yoksa Tortuga, kanarya adaları falan gibi bööle müthiş deniz kenarı tropik cennetler mi? Deniz de değil yanlış olmasın..okyanus... Hepsini yapsak?? Önümüzde upuzun bir hayat var... Hepsini yapamaz mıyızki? Şööle bi sene venedik'te maskeli festivale katılsak maskelerimizle dolansak gece karanlık sokaklarda...birbirimizi kovalasak... Ertesi sene moskovaya gitsek... ordan St. Petersburg yapsak... muhteşem rus mimarisi ve tarihini içimize sindirsek... SOnra ver elini karayipler yapsak..herkes kışın burda donarken biz mojitolarımızı yudumlasak? hatta hindistancevizi içinde kokteyller gelse bööle filmlerdeki gibi... Bence hepsi olabilir... Yaşadığımız aşk zaten filmlerdeki gibi değil mi? Sarılırken mutluluktan tek ayak havaya kalkıyo falan... Arka fonda müzik ipoddan...tamamdır... oldu bu iş... deviantlar falanbilgisayar başıda başlayıp, bilgisayar başında geçen bir hafta daha... Tüm günüm deviantart'ta dolanarak geçiyor... bunun dışında arkadaşlarımın güsel sitelerini de inceliyorum tabiiki... en son osman'ın yolladığı kendi blog sitesine daldım... Bu akşam Babylon'da çalıyomuş o da... BOL ŞANS Osmancımm... Blog sitesi ise şöyle... http://lizfando.blogspot.com/ Elini attığı konuda olduğu gibi bu konuda da çok başarılı sevgili dostum...Ben de buradan yazıp paylaşmak istedim... Bende deviantartıma bi kaç parça bişey ekledim... Bunu da burda afişe ediyim..ehim ehim..ay hatta kendiminkinden sonra sevdiğim birkaç deviant sayfası da öneriyim... Efenim bu ben.... http://ozi2gozi.deviantart.com/ Bu işlerine bayıldığım bir hatun kişi...gırrrrrrr http://kassandra-cassie.deviantart.com/ Ay bu da çok şeker ayakkabı falan tasarlayan bi kızımız... http://malpanka.deviantart.com/ Bu hatunlarda da photoshop ve paint ustası... http://eireen.deviantart.com/ http://blackeri.deviantart.com/ Bu çok sevdiğim ve çok başarılı olacağına inandığım bir arkadaşım...Süper fotolar var... renkler inanılmaz... http://korelyan.deviantart.com/ Kendisi de en az fotoları kadar güzel başka bir arkadaşım.... http://anahita.deviantart.com/ 3d'leri sayesinde yeteneğinin farkına vardığım ama sevdiceğiyle çekindiği fotoları da pek şeker bir lalapaşa dostumun adresi de öyle efenimm... http://ttvortex.deviantart.com/ Fotolarını çok beğendiğim iki ankaralı çocuk var. İkisinin de işlerini gerçekten çok beğeniyorum..Produksiyon falan aşmış...Tam böyle harvey comics tiplemeleri tadında biri hatta... http://bogac.deviantart.com/ http://mehmeturgut.deviantart.com/ Çok var daha ama şimdilik ilk başta bunlara bi bakın derim... üniversite arkadaşlarımın deviantlarını yazmadan olmas tabii... http://akintangun.deviantart.com/ http://yiit.deviantart.com/ http://e-keen.deviantart.com/ http://artserhat.deviantart.com/ http://luvdup.deviantart.com/ November 03 buzzzistanbul'a taşındığımdan beri ilk defa ısınan sıcak bir evde oturuyorum...Nasıl güzel bir hismiş... Duşa girdim mi çıkasım gelmiyor. SIcacık suyla yıkanmayı nasıl özlemişim. Böööyle kaynar kaynar hamam gibi... Kısacası ilk defa ev gibi bir evim var. Akşam eve gidince dün akşam yaptığım dolmalarım var... ben eve gelmeden kombiyi açıp sıcacık evimizde beni karşılayacak hakanım var... Oh mis şalalaa... Bu haftasonu İstanbul'da kar bekleniyormuş...Tüm perdeleri açalım, cam dibine oturup sıcak çaylarımızı, sahleplerimizi yudumlayarak kitap okuyalım, film izliyelim... Bir mırlayan kedimiz eksik oh mis. Edirne'de kar yağışı başlamış. Burada hava buzzz gibi. Ne kadar kalın giyinmiş olsam da yolda gelirken üşüdümm..akşam eve dönüşü düşünmek bile istemiyorum. HAh bi de sabah gelirken Nouvelle Vague- dancing with myself dinleme gafletinde bulundum..kendimi bi an müzikalde gibi hissedip dans etmeye kalktım gibi geldi..kendimi zor tuttum... süper oldu.. Evde şööle müzikal kıvamında bi gösteri düşünüyorum..tek başımayken tabi kih kih...delice hoplayıp zıplıcam... November 02 kasım ayında ipodumuzda olmalı dediklerimEh kış yaklaştı hatta geldi de biz pek gelmemiş gibi yapmaya devam ediyoruz...Halbuki burda , kapının ardından göz kırpıyor bize ama inatla onu içeri almıyoruz..Kalsın, beklesin azıcık daha acelesi yok...eheh... Müzik dinlemeden yolda tek başıma yürümeyi eziyet gören bendeniz kışa girerken kendime bir playlist hazırladım... Azıcık ondan azıcık şundan....AAAAA kenan doğulu ve serdar Ortaç hayatımdan çıkın... Uzak durun yaa...aklıma takılıyo kendi kendime dalga geçerken cidden söylemeye başladım kafa sallayaraktan falan ıyyk... Neyse listeme geçiim ben... Şöyle zaten kapalı ve karamsar olan bu havada güne başlamak için bir Bob Sinclair- Love generation veya World Hold on başlasın çalmaya ardından liste Şişli- MAslak yoluna uygun diğer şarkılarımıza dönelim...ehem ehem evden çıkarken başlayan bob sinclair'in ardından metro girişinde muse- stockholm sendrome ile devam eden müziğimiz metro beklerken The coral'ın dream of you şarkısıyla devam eder...ardından hakan'ımla şarkımız olan reamonn- tonight, Aylin Aslım- Küçük sevgilim (ilk albümünden), Placebo- infrared, Lava- Carnaval Del amour albümü ve Portecho'nun Undertone albümü tüm gün ajansta çalınan müziğimizi oluşturuyor. Redd'in Kirli suyunda parıltılar albümü de eklenince içten içten söylediğim FAlan filan (benim söyleyişimle faran firan) şarkısının süper sözleri hepimizi etkiliyor..ben en çok ben böyle güselimmmmm kısmını seviyorum eheh... Sonra şöyle hafif dramatik bir nouvelle vague nağmaleri...Ardından da tabiiki Blonde Redhead... aaaaa tabiiki depeche mode'suz bir gün geçirilmez... Depeche mode'dan world in my eyes ile başlayıp enjoy the silence'ın Timo Maas mix'i ile Bloodhound Gang'e geçiyoruz.. Uhn tiss uhn tiss diyor maymun kıyafetiyle izlemeye alışkın olduğumuz sanatçmız... Ardından Zoot Woman, client, the charlatans, morissey, Röyksopp, the mars Volta, Arctic monkeys, interpol ve vazgeçilmezlerim suede ile pulp'la günü bitiriyoruz..tekrar yollara düşüyorum... Bu sefer thom yorke'tan Harrowdown Hill'i dinleyip sonrasında kendisinin Pj harvey ile yaptığı this mess we're in duetini kendimden geçe geçe söyleyerekten Franz Ferdinand'dan Van tango ardından da K's Choice- everything for free ile eve giriyorum...Tabii bu liste her seferinde aynı sırayla ilerlemiyor eksilenler katılanlar oluyor ama bugün böyle bi müzik gnüm olsun istedim... Şu an mesela Suede- trash çalıyor....ardından da bakiimmm ne varmış... My Bloody valentine-sometimes...eh hadi bakalım October 30 maki'den öte bişi....günün en güzel vakti uyku öncesi vakti benim için. Böyle sarılıp sarmalayıp uykuya dalmak sabah uyanana kadar hiç kopmamak...Dünyada bundan güzel bir duygu var mı? Hiç bitesin bu muhteşem duygu. Gözlerine her baktığımda tekrar aşık olma hissim hiç geçmesin. herkesin bir eşi var demekki dünyada. Hayatımızda çok kez yanlış insanla karşılaşmış, yanlış kişilere gönlümüzü kaptırmış olabiliriz. Ama gerçekten doğru kişiyi bulduğunda bunu anlıyorsun. GErçekten filmlerdeki gibi sahnelerin yaşanabildiğine tanık oluyorsun. Aşk güzel bişey... 3 aylık ömrü falan da yok. Bu ömrü uzatmak sizin elinizde. Aşk çift taraflıyken keyifli. DUygularını saklamak zorunda kalmadığında, içinden geldiği gibi davranabildiğinde eğlenceli... Herkes aşık olsun...herkes mutlu olsun... Bir kaç kötü deneyim sonunda aşka küsülmesin...karındaki kelebekler uçuşmaya devam etsin.... August 16 my home is my castleHerkesin kendini en güvende hissettiği yer evidir...Her santimetrekaresini özenle yerleştirip süslediği, iş çıkışı ayakkabılarını fırlatıp televizyon karşısında sızdığı güvenli bir sığınak. Yıllardır biriken eşyalar, her köşesinde yaşanmış anılar, yaşanacaklar. Bu kaleye tecavüz etme hakkı yoktur kimsenin. Bana göre bunun kişiye tecavüzden farkı yoktur. Cumartesi gecesinden başlayalım bakalım... Canım annem babam kardeşim aylar sonra ilk defa geldiler bana...Ankara'dan kalkıp kendileriniİstanbul sıcağında buldukları yetmezmiş gibi daha önceden hırsızlar tarafından mesken tutulmuş küçük evimde hangi cam açık kalabilir konuşmaları yapıldı gece gece o sıcakta. Hırsızlar bu eve daha önce girmişti. Mis gibi yatağımda uyurken,sabahın 6sında setten yeni gelip kenndimi yatağa atmışken yakaladılar beni...Gafil avlandım. Hissetmedim bile girdiklerini. Sabah çalması gereken telefonum beni uyandırmadıgı için geç kaldığımda anladım...Anlamaya çalıştım. Cumartesi gecesi aneecim babacım sabah 4 e kadar pislik içinde kalmış camlarımı silmişler. Annem sabah bize yaşatacağı süpriz ve perdelerden yayılan mis deterjan kokularıyla dalmış uykuya. Biz de o saatlerde canım sefkilim,mahir ve çiti'yle Dogstar'dan club Karaoke'ye geçiş yaptık. Hayatta en değer verdiğim adamı kardeşimle de tanıştırmış olmanın haklı sarhoşluğunu yaşarken içkiyi biraz kaçırmış olmalıyım ki en son elimde mikrofon sözlerini bile bilmediğim bi şarkıyı söylemeye çalışıyordum. Kafalarımız bu haldeyken geç olduğunu fark edip eve dönelim dedik. Taksiye bindik eve geldik. Eh ev küçük çitiyle devrildik salondaki koltuğa. 10-15 dk debelendikten sonra dayanamayıp kalktım ve lavaboya gittim... Başım dönüyor, midem bulanıyor, dolayısı ile lavabodan çıkamıyorum. sonunda kendime geldim ve salona döndüm yumuldum yastığıma uyudum...Sabah 9'da bir telefon... Ev telefonu... Vakıfbank'tan aradılar. KArtımı kaybetmişim...olamaz dedim ben o kartı kullanmıyorum aylardır... Öyle kadınla telefonda tartışırken mutfağa yöneldim...veee en sevdiğim siyah çantamı yerde buldum...içinde cüzdan yok,telefon yok, kamera yok...Başımdan aşşağıya kaynar sular döküldü bir anda...Hemen bir Çığlık patlattım hırsız girmiiiiş diye...Ev ahalisi panikle kalktı..herkes kendi eşyalarını arar vaziyette. Telefondaki kadından aldığım numarayla cüzdanımı bulan adamı aradım... Neyseki param hariç ha bi de milli piyango biletim, herşeyim tamdı. Giden gitmiş ama insan daha kötüsünü yaşamadığı için şükretmek zorunda kalıyor. Neye şükrediyoruz? Adam evimize girmiş, biz uykumuzun en tatlı yerindeyken tepemizde dolanmış, özel hayatımıza tecavüz etmiş...Madden götürdüklerinin yanında asıl eylemi manevi huzurumuzu yok etmesi... Nasıl uyurum ben bu evde her gece başka bir hırsızın eve dadanacağını düşünmeden? Kafamı yastığa koyuyorum ama içimde hep bir huzursuzluk. Demir yaptırdık diyelim cama...Demiri kesip girmişler...O olmasa kapıyı zorlarlar..Hatta apartmanda arkana saklanıp zorla içeriye girmeye çalışmayacakları ne malum? Hayatımı paranoyalarla çevreledikleri için büytün hırsızlara lanet ediyorum... Osman'la konuşurken çok doğru birşey dedi. "Sicil kayıtlarına bakarken içimde bir ürperti hissettim. Bunlar bizim toplum olarak ezip, hor gördüğümüz aşşağıladığımız insanlar. Onlar da çocuktu, söz verdikleri sevgilileri vardı, öğrenmeye çalıştıkları çıraklıkları, devam etmeye çalıştıkları okulları..." oNLAR bu toplumun yuzkaraları...Doğru... İtilip kakıldılar, bizim elde ettiğimiz şans ve olanaklardan mahrum bırakıldılar... Onlar da öclerini hayatlarımızın ırzına geçerek alıyorlar... Ama yine de hepsine lanet edşyorum..gelnmeyin artık..Çalınacak bişeyim kalmadı. Yıprattığınız sinirlerim ve müdavimi halinbe geldiğim paranoyam bana bir ömür yeter. August 10 10.08.06Ay bunu hemen paylasmam lazim..ilk defa boyle bisey yasiyorum...Gece saati kurdum sabah 8.00'da kalkiyim diye... Neyse caldi etti uyanamiyorum caktirmadan 8.30 yaptim alarmi falan zar zor uyandim bi taraftan da ay simdi 8.45'de evden ciksam 9.30'da nisantasindan maslak'a varmis olabilir miyim diye hesapliyorum...Dustu suydu derken dedim ki saatimi takiyim..Saati bi taktim saat 07.40..... Ay dedim saatin pili bitiyo herhalde ilginc falan... sonra evde 1 saat ileri olan bi saatim var duvarda (surekli gec kalma mevzuulari eheh) bi baktim saat 08.40.... Hemen televizyonu actim baktim valla 07.45 eh 5 dakika saskinlikla geciverdi iste tabii... Valla surekli gec kaldigimi bilirim ama zamanindan erken kalktigim bugun bir ilktir ve benim icin tarihe gecmistir... Tabii birden icimdeki ses bugun sefkilinin dogumgunu boole heyecan falan yaptin da ondan mi oldu acaba dedi...ama sabaha kadar pasta yapmis bunye oole heyecan falan bilemedim ki.... Ay buraya super guzel olmasini umit ettigim pastami da yaziyim nasilsa sefkili okumuyo bu sayfami.... Boole muzlu, bitter cikolatali, uzumlu,findikli falan bisi yaptim....en son lisede pasta yapmistim o da satmak icin ehehe bu seferki de umarim gecer seferki kadar iyi olmustur... Icine aşk kattim yaptim...Ya aslinda takildigim tek bisey var o da pasta kremasini light almisim ama bakalim..bi seycik cikmaz umarim...Bakalim bugun isimin de resmi olarak ilk gunu...Ay onun da heyecani var tabii...bi de aksam nasil yetisicem falan boole bi kafamda bin tilki durumu amaaaaa her zamanki gibi bu sabah ta pek bi hiperaktifim..neyse ben portakal suyumu yudumlayaraktan cikiyim...la la la laaaaaa August 08 icsel huzur...Dengesiz davranislar, basi sonu belli olmayan isler, gelecege dair tüm ümitsizliklerin sona erdigini ilan etmek istiyorum... Sanirim kendime gelmemi saglayan o muhtesem hissi sonunda yakaladim. Korkutmamak da lazim simdi... Aman diyim... Ama Hakkini da vermem lazim... Beni kendime getiren, Istanbul'a gelmeden once hissettiklerimi, yapmam gerekenleri farkinda olmadan da olsa aklima getiren ilham perime tesekkuru borc bilirim. Aklimi basima almami, kendime gelmemi saglamasi yasattiklarinin sadece kucuk bir kismi ama benim icin cok buyuk bir gelisme. O tunelin sonundaki ışık degil, gunesin altinda gezerken gozumdeki bagi acmami saglayan bir cift el. Ne yazsam az gelecek ama olsun... Gerisi benim olsun zaten. Annanecimi düşündüm dün gece. Onu hep çok sevdim ama yasadiklarini anlamak icin hic caba sarfetmedigimi dün gece anladim. Herkesi karsisina almak pahasina da olsa benim yanimda oldu. Benim icin savasti canim annanem. Dün gece sımsıkı sarilmak istedim ona. Benim yasadiklarimin 10 katini yasamis ama hala dimdik ayakta duran bu muhtesem kadina. Azicik butcesine bakmadan dogumgunum icin para yollamis bana... Kimseler kizmasin diye de bana pantolon alacakti onun icin demis. Ah annanem seni anlayabilmem, yasadiklarini farkedebilmem icin demekki benim de bunlari yasamam gerekliymis. Seni sanirim en iyi ben anlarim. Genç yasta tek basina kalmis, hayatta kalabilmek icin cabalamis canim annanem. Biliyorum benim senin yasadiklarini yasamami istemiyorsun, onun icin butun bu savasin. Seni hayalkirikligina ugratmayacagim merak etme. Senin hatalarindan ders alip hayatimi ona gore yonlendirecegim. Hata 1 kez yapilir, ondan ders almak, ayni hatayi bir daha yapmamak gerek. Bütün gece agladim annanemi düşünüp, asabi derdik, cok konusuyor derdik ama bunlarin sebebini hic dusunmezdik. Artik akillandim ben hepsi mantikli geliyor. Tek basina gecmis onca sene, yasamak icin verilmis onca savas, artik sevilmedigini anlamanin verdigi dus kirikligi... Hepsini unut sen de... Cok seviyorum ben seni... Maviş gözlü tombişim... gelsem de lahana dolmasi yapsan bana... mantilar acsak beraber....Yemek pisirme ve dikis dikme yetenegimi senden aldigim icin de cok memnunum... Annecim alinmasin... Onun yemekleri de bir baska... Ama ben en cok onun tatlilarini seviyorum..hem annanem tatli da yapmaz...tatli sevmiyo ya :)) annemin kisir sevmedigi icin bize kisir yapmadigi gibi ehehe... Eh bana da gecmis..ben de bamya sevmiyorum, mantar sevmiyorum diye bunlari pisirmiyorum..demekki herkesin bir zaafi var. Annem, babam, çiticim geliyor bu haftasonu... O kadar uzun zaman oldu ki evime gelmedikleri...1 yili gecmis bile olabilir...yada ben oyle hatirliyorum :)) Annecim gel de muhtesem pazar kahvaltisi yapalim... Hayattaki en guzel kahvalti sanirim aileyle edilen kahvalti... Bilmiyorum ben en cok onu seviyorum en azindan... Ay ozledim sizleri annecim babacimm....Minik kuzu çiticimm... Bunlari buraya yaziyorum cunku biliyorum ki super teknoloji uzmani annecim bunu tum sulalemize okutucak ehehe.... Ay neyse ben yatiyim artik..yarin is var..gec kalmamak lazim daha ilk gunden.... optum hepinizi... June 01 Krilovyanii... Nam-ı deger Osman'ım kaytazoglu'm... O kadar programi hakkinda yazi yazarkenn birden gelen bir mesajla gecemi şenlendirdi. Cumartesi gecesi Papilion diye bir mekan varmis orada calacakmis. Miaouvv canim dostumu ilk defa sahnede izleyecek olmanin verdigi heyecanla doldu icim. Cumartesi gecesi icin yaptigim tüm planlarim iptal olmustur, buradan duyrulur ben Osman'i izlemeye,dinlemeye gidiyorum... Herkesi oraya bekliyorum... May 29 sozler yeterli olmayincayanlis anlasilmalar, alinganliklar, alter egolar onlar bunlar... ozlem'in getirdigi afallamalari da unutmamak gerek tabii. Hersey o kadar uzak ama bir o kadar da tanidikki. Sanirim bazen bazi seyleri zamana birakmak en iyisi. Ustune gitmemeli, acele etmemeli, keyfini cikartmaya calismali. Evet evet en dogrusu bu. peki simdi ne yapmali?? Yaz geldi, kendine bakma zamani. Isleri yoluna koyma zamani, sonra tatil de iyi bir fikir olabilir..hmmm zihni ise yonlendirmeli, ise odaklanmaya devam etmeli... May 11 yalnızlık psikolojisicuma gecesi içmiş de içmişim. Önce bir rakı meze olayına giriş ardından Oldies partisi falan derken içkinin dozu biraz kaçmış. O halde bi şekilde eve geldikten sonra sabah babamların sonu gelmeyen telefonları sayesinde uyanıp eşyalarımı hazırlayıp dogru otobuse dogru yollandım. bir baktım ki otobüs gitmiş. Kimse gelmıyo diye koskoca ulusoy beni beklemeden erken kalkmıs. Zaten hala hafif bir çakırkeyiflik üstüne bı da basıma gelince, bir anda kendine gelen bünye ile okmeydanı ulusoyu birbirine katmalarım sonucu kendimi alakasız bir otobüste kendi otobüsüme götürülürken buldum. Yine otobüs tutmalarrım sonucu devamlı uyuklayan ben ne bir ikramı gördüm ne de bir film izleyebildim. Boyna uyudum. Otobüs yolculugum zaten feci baslamıstı. En son yolcuları almaya karşıya gectigimiz yerde de beni ne orada ne de Okmeydanında yolcu etmeye gelen kimse olmadıgını fark ettiğimde kalbimde bir sızı hissettim. Eskiden yolculuk demek ayrılık demekti. Otobüs hiç kalkmasın, hiç ayrılınmasın demekti. Kaç beşiktaş vapur iskelesi ayrılığı yaşadığımı şimdi bile hatırlamıyorum. Ama oraya varmaya yakın hissettiğim kalp ağrısını unutamıyorum. Tekrar uzakta ilişki mi? asla diyenlerdenim tabii orası da ayrı mesele ama ankaraya vardıgımda her zaman beni orada bekleyen annecim babacım da ortada yoktu vardıgımda. Megersem otobus erken gelmis ama ozi yüregi bunu bilir mi? bir terkedilmiş bir hüzünlü hissettim kendimi. Simdi Ankara'dayim. Haftasonu burada arkadaslarimin calacagi partiye de katildiktan sonra pazar falan donerim diye dusunuyorum. Burada olmak o kadar dinlendirdi ki beni. Hic donmeyesim bile geldi. Istanbul'da beni bekleyen ne var ki? Etrafa yigilmis kaldirilmayi bekleyen kislik giysilerim, bolca fatura ve bos bir ev. kedimi ozledim ben yine. Eve geldigimde beni bekliyor olusunu ozledim. Evet yalnizliktan sıkıldım ama bunun caresi sevgili olmakta degil, ev arkadasi edinmekte. Sevgilim olsun diye bir derdim yok, sadece eve geldigimde yalnizligimin ic muzigine eslik edecek biri yada bisey olsun istiyorum. Kedi mi? Ev arkadasi mi? Karar vermeli... Mondi'yi ozledim...yeni Mondi istiyorum..gece ilerledikce sacmaliyorum susuyorum. stop! May 04 İçimi dışımı döktüm ortaya... toplayabilene aşkolsunGuzel ve gunesli bir persembe ogleden sonrasi ama benim icin su an sabah, lakin bir saat once falan uyandim. Sabahtan beri susmak bilmeyen arkadas telefonlarinin ardindan tekrar misil uykuya dalmama ragmen super bir is gorusmesi icin gelen telefonla kendimi bir anda ayakta salonun ortasinda adres yazacak defter ararken buluverdim. Sonra devami geldi zaten. Sicak bir findikli kahve ve yaninda yakinda birakmam gerekecek olan sigara. Isten ayrildigimdan beri gecirdigim gunler gercekten cok keyifliydi. Arada gidilen freelance is gorusmeleri, arkadaslarla yapilan is baglantilarini is tarafinda birakirsak, Once sali gununden baslayabilirim. 1 ay once falan cikan ama bana bir turlu ulastirilmayan, moda editorulugunu yaptigim gold news dergisini almak icin arkadasimla cemberlitaş'a gitmemizle basladi zevk-i sefam. Özlemisim oralarda gezinmeyi. En son Rüzgarli Bahçe dizisinin kostum isleri icin kumas almaya gittigimde haldir haldir kosturup durdugumu hatirliyorum oralarda. O bile keyifliydi. Kostum isinin angaryasi bile keyifli geliyo bana zaten bi amele ruhu katiyor hayatima arada. Ara sokaklardan eminonune dogru inerken gumuscu ve takicilari gezdik dolandik. Evet bi suru incik boncuk aldim ama normalde baska yerden almaya kalksam 4 katini verebilecegimiz takilari son derece uygun fiyatlara aldik. Herkese tavsiye ederim ama cok da populer olmasin sonra fiyatlari arttirirlar diye de korkmuyor degilim tabii ehehe... Evime de ciciler aldim. Ciceklerle donattim evi feslegenim bile var. Zaten bundan bahsetmistim hani o kafaini oksamadikca kokmayan feslegen. Dun ise daha farkli bir gundu. Bu sabah zimba gibi uyanmama sebep olan is gorusmesinin birinci ayagini yapmistim dun sonrasinda cihanir Kahvedan (Volkan yine yoktu) sonra kahve ve ardindan istiklal. Uzun bir zamandir gormedigim can ciger kuzu sarmam Bora ile birlikte tipki eski zamanlardaki gibi bol bol dukkan gezip ona eziyetr ettikten sonra gelen super bir teklifle falciya gitme karari aldik. Ne demisler, fala inanma falsiz da kalma. Ama bu fal gercekten suratima tokat gibi carpti. Kizin ilk soyledigi 4 senedir burada naapiyorum ben diye kendine sormaktan vazgec oldu. Kisaca ozetlemem gerekirse hangi alanda devam etmem gerektigine artik karar vermem, yeteneklerimin toplamini ona yonlendirmem gerekiyormus. Hani yaziyorum arada biri bana hatirlatsin bunu diye. 2 sene once basima gelen ve agzima sican olay icin de git yuzles, ya sen onun agzina sic yada unutmak icin daha fazla caba sarfet oldu. Kimseye kotuluk yapamamanin sorunu da bu herhalde. Giderken ona bisey soyleyememissin icinde kalmis dedi. Buradan soyliyim bari. Belki okur da ben de rahatlarim. Bunu hic beklemiyordum. Arada bu yaptigini ben yapmayi dusunup cesaret edemiyordum aslinda sen yaptigi icin sana tesekkur etmek istiyorum. Demek istedim buradan. Rahatladim mi? Bilmem? zaman gosterecek ehehe. Falimin daha da ozeline inmeyeyim de bana kalsin bu kiz da fal manyagi olmus denmesin, kendimi daha fazla rezil etmeyeyim ehehe. Zaten haftasonu icin Ankara'ya gidip biraz aile saadeti. eski arkadas sohbetleri beni mutlu edecektir, kendime getirecektir. Istanbul'un yogun kaosundan cikip Ankara'nin dingin sularinda dolanmaya baslayinca ruhumu dinlendirecegime inaniyorum. Çok da fazla Ankara'da kalamiyorum aile ortami fazla rahat geliyor dönemem diye korkuyorum. Evet sevgili ailem sizinle cok uzun sure gecirememin de gercek sebebi budur. Neyse simdi bu yaziyi burada sonlandirayim confessionlarim devam edecektir. Birazdan mekan bakmaya gidicez. Eh kiz halimizle hazirlanmak uzun suruyor malum... May 02 Kamicha'mi kiskandim ben de bunu basardim...Bir bu eksikti dercesine yazalim dedik biseyler biz de. Bir mac
kullanicisi olarak internette pcde herkesin 1 saniyede yapabildigi
herseyi beceriksizlikten mi artik yoksa baska biseyden mi bilemedim ama
yapamiyorum. Biraz da macçileri dusunseler keske diyorum bazen. Bi web
cam alalim dedik mac uyumlular sanki altindan yapilmis gibi nette bile
140$. Ayip be.. Valla varsa ucuzunu bilen 40 gun 40 gece dua edicem
söz. Web cami vallahi kötü bi amacla istemiyorum. Ailecek internet kusu
olmamiz itibari ile annem (ki kendisi hepimizden once cozmustur bu
olaylari skype a mikrofon yoklugunda video kameranin mikrofon cikisiyla
baglanti kuran biridir takdire layiktir!) babam,amcam,yengem,kardesim
ve tabiiki cok saygideger uzaktaki arkadaslarimla uzzuuun zaman
gorusemedigim dostlarima "heh iyiyim ben merak etmeyin, bakin bu kazagi
da bugun aldim ehi evet yine parami bitirdim" diyebilmek icin
istiyorum. Bi de simdi salonumu home office e donusturdum, piraye
kuzumla koskoca koltugu, masayi odanin bir yanindan diger yanina
tasimalar etmeler, o kadar emek harcamalar yaptik, ettik. Paylasmam
lazim bunlari dimi bakiin naaptik biz diye. Bu arada alakasiz ama eve
feslegen aldim mis koku salsin diye. Tik yok. Illa kafasini oksamak
lazim hayvanin. Yaz da gelmedi ki sivrisinekleri uzak tutuyo en azindan
diye kendimi kandirayim. Hem yaz gelse ev de mi oturucam da
sivrisinekleri kovma sahnesini gorucem. Peh. Özledim sicak yaz
aksamlarini, soyle salina salina sahilde yuruyusleri, o teras senin bu
teras benim bar gezmelerini, eve sarhos donmeleri hatta hic
donmemeleri. Sahilde bile sabahlayabilme alternatiflerini, kac havai
fisek gosterisini daha beraber izleyecegiz konusmalarini, rockncoke
kivaminda organizasyonlari,tic tac toe partilerini, konserleri. Bu yaz
yine civil civil. Benim icin en onemlisi olan depeche mode konseriyle
birlikte bu yaz efes pilsen'in one love festival icin getirdigi canim
cigerim Morissey'den let me kiss you'yu canli canli dinlemek serefine
erisme sansi, sting konseri ve daha unuttugum ama en kisa surede
hatirlayacagim pek cok konser var. Yasasin Bkm, yasasin kurucesme
arena. Ehe evet belki okurlar bunu da bana bi davetiye falan yollarlar
diye umudum var saklamiyorum evet evet kendimi de kiniyorum. ehehe...
Ay sevdim ben bu isi ya. Ne guzel yaz dur kim tutar seni... Eh ben
tutarim simdilik... Msndeki dostlarima biraz vakit ayirayim mis mis..c
ya |
|
|